Kripto varlıklar uzun süre açık bir yasal çerçeveden yoksun biçimde işlem gördü. 2024 yılında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklikle bu alan ilk kez kanun düzeyinde düzenlendi ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) denetimine bağlandı.
Temel kavramlar
Kanun, kripto varlığı dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer ya da hak ifade edebilen gayri maddi varlık olarak tanımlar. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları ise platformlar, saklama hizmeti veren kuruluşlar ve Kanun’da sayılan diğer kuruluşlardır.
İzin zorunluluğu
- Kripto varlık hizmet sağlayıcıları faaliyete başlamadan önce SPK’dan izin almak zorundadır.
- Bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıya ilişkin ölçütler TÜBİTAK tarafından belirlenir; bu ölçütlere uygunluk izin sürecinin bir parçasıdır.
- Yurt dışında yerleşik platformların Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetleri de izin rejiminin kapsamındadır. İzinsiz faaliyet, idari yaptırımların yanı sıra hapis cezası öngörülen bir suç olarak düzenlenmiştir.
Müşteri varlıklarının korunması
Kanun’un en önemli yeniliklerinden biri, müşteri varlıklarının hizmet sağlayıcının kendi malvarlığından ayrılmasıdır:
- Müşterilere ait nakit, bankalarda tutulur.
- Kripto varlıkların saklanması, Kurulca uygun görülen saklama kuruluşları eliyle yapılır.
- Müşteri varlıkları hizmet sağlayıcının borçları nedeniyle haczedilemez, rehnedilemez ve iflas masasına dahil edilemez.
Bu ayrım, bir platformun mali sıkıntıya düşmesi hâlinde müşterilerin alacaklılar arasında sıraya girmesinin önüne geçmeyi amaçlar.
Sorumluluk rejimi
Hizmet sağlayıcılar, bilgi sistemlerinin güvenliğinden ve siber saldırı, bilgi güvenliği ihlali veya çalışanlarının eylemlerinden doğan zararlardan sorumludur. Kripto varlıkların kötüye kullanılması ve güveni kötüye kullanma niteliğindeki eylemler için Kanun ayrıca ağırlaştırılmış cezai hükümler öngörür.
Değerlendirme
Düzenleme, kripto varlıkları “yasal boşluk” alanından çıkararak sermaye piyasası mevzuatının mantığıyla, yani izin, gözetim ve yatırımcının korunması ilkeleriyle ele almaktadır. Bununla birlikte kripto varlıkların vergilendirilmesi, ödemelerde kullanımı ve tüketici sözleşmeleri bakımından niteliği gibi sorular, ayrı düzenlemelerle ve uygulamayla şekillenmeye devam etmektedir. Bir platformla ilişki kurmadan önce platformun SPK’nın yayımladığı listelerde yer alıp almadığının kontrol edilmesi, yatırımcı açısından atılabilecek ilk ve en basit adımdır.