İş Hukuku
İş sözleşmeleri, işe iade, tazminat ve iş sağlığı güvenliği ile toplu iş ilişkilerine dair danışmanlık ve temsil.

İş hukuku; işçi ve işveren arasındaki bireysel ve toplu ilişkileri, iş sözleşmesinin kurulmasını, sona ermesini, sosyal güvenlik ve iş sağlığı güvenliği yükümlülüklerini düzenleyen kurallar bütünüdür.
Kapsam
İş hukuku, iş sözleşmesine dayalı çalışma ilişkilerinin tamamını kapsar. Bireysel iş hukuku iş sözleşmesinin kurulması, çalışma koşulları, ücret, fazla çalışma, yıllık izin ve sözleşmenin sona ermesini; toplu iş hukuku sendika üyeliği, toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavtı; iş sağlığı ve güvenliği hukuku ise işverenin önleme ve koruma yükümlülüklerini düzenler. Başlıca kanunlar 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’dur. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler halen yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde yer alır.
İş hukukunda emredici kurallar bulunduğundan, iş sözleşmesiyle kanundaki asgari koruma düzeyinin altına inilemez. İş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi, işyeri uygulamaları ve kanun hükümleri birlikte değerlendirilir; çalışan lehine olan düzenleme uygulanır. İşveren tarafında ise iş organizasyonu, alt işverenlik, işyeri devri ve toplu işçi çıkarma gibi konularda uyulması gereken usuller ayrıca önem taşır.
Sık karşılaşılan konular
- Belirli ve belirsiz süreli, kısmi süreli ve çağrı üzerine çalışma sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi.
- Haklı ve geçerli nedenle fesih, savunma alınması ve disiplin süreçleri.
- İşe iade talepleri ve işe başlatmama sonuçları.
- Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacakları.
- Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve yıllık izin alacakları.
- Çalışma koşullarında esaslı değişiklik, eşit davranma borcu ve psikolojik taciz (mobbing).
- Rekabet yasağı, gizlilik ve cezai şart hükümleri.
- Alt işverenlik ve işyeri devrinde asıl işveren ile alt işverenin sorumluluğu.
- İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri; sigortalılık ve hizmet tespiti uyuşmazlıkları.
- Toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt süreçleri; yabancıların çalışma izni.
Süreç ve dikkat edilecek noktalar
İş uyuşmazlıklarında en önemli konu sürelerdir. Kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçilik alacağı ve tazminat talepleri ile işe iade talepli davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3). İşe iade bakımından fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması, arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir (4857 sayılı Kanun m. 20). İşe iade hükümlerinden yararlanmak için işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması ve işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması aranır (m. 18). İşçilik alacaklarında genel zamanaşımı süresi beş yıldır.
Bu nedenle fesih bildirimi, bordro ve ücret ödeme kayıtları, işe giriş ve çıkış bildirgeleri, iş sözleşmesi, puantaj kayıtları ve yazışmalar ilk aşamada toplanır. Fazla çalışma gibi taleplerde ispat yükü, tanık beyanları ve işyeri kayıtları üzerinden değerlendirilir. İş kazası bildirimi işveren tarafından kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılır (5510 sayılı Kanun m. 13). İş kazası ve meslek hastalığı dosyalarında kusur ve kurumun rücu hakkı bilirkişi raporlarına dayanır.
Büromuzun yaklaşımı
İş hukuku dosyalarında işçi ve işveren tarafı için aynı yöntem izlenir: belge ve kayıtlar incelenir, talebin dayanağı ve süreleri yazılı olarak belirtilir. Arabuluculuk başvurusu ve dava sürecinde hangi aşamada ne gerektiği önceden açıklanır.
